• Ana Sayfa
• URSI - Türkiye
• Kurullar
• TJEECS
• Önemli Tarihler
• Bildiri Gönderimi
• Bildiri Yarışması
• Kayıt
• Kongre Programı
• Davetli Konuşmacılar
• Ulaşım
• Konaklama
> GTÜ, Gebze ve Kocaeli
• Sponsorlar
• İletişim
GTÜ, Gebze ve Kocaeli

Gebze Teknik Üniversitesi



Kolay Erişilebilir Yerleşke!

Gebze Teknik Üniversitesi, sanayinin kalbinde, Avrupa ile Asya'yı birleştiren son derece önemli ve kilit bir noktada konumlanmıştır. İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Bursa ve Yalova gibi pek çok şehre 1 saat mesafede ve yaklaşık 20 milyonluk bir nüfusun merkezi konumundaki Üniversitemiz, Sabiha Gökçen Havalimanı’na 15 dakika mesafededir.Hem İstanbul hem de Kocaeli yönünden yerleşkemize kadar gelen toplu taşıma araçlarıyla üniversitemize rahatlıkla ulaşılabilmektedir.İki istasyonu yerleşkemiz içerisinde olan Marmaray hattının önümüzdeki sene tamamlanmasıyla yerleşkemize ulaşım çok daha kolaylaşacaktır.

Tarihi Doku, Yeşil Kampüs!

Asırlık çınarların karşıladığı kapıdan üniversiteye girdiğinizde attığınız her adım sizleri yüzlerce yıl öncesine götürür. Fatih Sultan Mehmet’in otağını kurduğu ve son nefesini verdiği Hünkâr Çayırı’nın yanı başında, her mevsimin güzelliğini ayrı ayrı yaşayabileceğiniz bir kampüs sizleri beklemektedir. Yerleşkemiz, 1,5 km2 büyüklüğündeki yeşil alanıyla, doğal dokuyu bozmayan fakülte binalarıyla, nefes alan bir kampüstür.

Teknoloji Üreten, Bilimde Öncü

Gebze Teknik Üniversitesi, henüz çeyrek asırlık bir geçmişe sahip olmasına rağmen evrensel ölçekte bilim ve proje üretmeyi başarabilen bir üniversite haline gelmiştir. Bu kapsamda toplam yayın sayısı, kişi başına düşen yayın sayısı, kişi başına düşen atıf sayısı ve öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı gibi kriterler göz önünde bulundurularak yapılan, "Türkiye’nin En İyi Üniversiteleri" sıralamasında, URAP tarafından yapılan değerlendirmede Türkiye'nin köklü üniversitelerini geride bırakarak dördüncü sırada yer almıştır. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın açıkladığı "Girişimcilik Endeksi"nde ise Gebze Teknik Üniversitesi, Teknoparkı olmayan Üniversiteler sıralamasında lider konumda bulunmaktadır.
Uluslararası alanda bilime katkı sağlayan üniversitemiz, ülkemizin teknoloji üreten ülkeler arasına girmesini sağlayacak Bilişim Vadisi’nin de güçlü ortaklarındandır.
Eğitim faaliyetlerini 4 Fakülte, 18 bölüm ve 9 Enstitü ile sürdüren Üniversitemizde 4 lisans öğrencisine 1 öğretim elemanı düşmektedir. Üniversitemiz Öğretim üyelerinin %70’i doktoralarını ABD ve İngiltere’deki saygın üniversitelerde tamamlamıştır.
Yüksek öğretim kurumlarının; kalitesini ve saygınlığını artıran, kurumlara uluslararası güvenirlik sağlayan belgelerden biri olan Diploma Eki Etiketi, 2009 yılında 7 üniversite ile birlikte Avrupa Komisyonu tarafından üniversitemize verilmiştir. Böylelikle Üniversiteden mezun olan öğrencilerimizin diplomaları evrensel bir nitelik kazanmıştır.

En Kolay Erasmus İmkânı!

Üniversitemizin öğrenci ve öğretim üyesi hareketliliğini sağlayan Erasmus programı kapsamında, Avrupa’daki 100’e yakın üniversite ile anlaşması bulunmaktadır. Bu anlaşmalar kapsamında her 5 öğrencimizden 1 tanesi, eğitim hayatlarının 1 yılını Avrupa’daki saygın üniversitelerde geçirme imkânına sahiptir. Üniversitemiz bu oranla, Türk üniversiteleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır.

Sosyal Kampüs!

35 öğrenci topluluğunun yıl boyunca gerçekleştirdiği yaklaşık 300 etkinlik ile öğrencilerimiz ilgi alanları doğrultusunda kendilerini geliştirme imkânına sahiptir. Kariyer günleri, Girişimcilik Zirveleri, Bilim ve Teknoloji Günleri, Mezunlar Söyleşisi, konserler ve benzeri etkinliklerle, dolu dolu bir üniversite hayatı öğrencilerimizi beklemektedir. Sosyal kampüsü destekleyen üniversite yönetimi sayesinde başta Kürek takımı,İnsan Hak Ve Hürriyetleri Topluluğu, Dans Topluluğu, Robotik Topluluğu, IEEE, Türkçe Topluluğu ve Tiyatro Topluluğu olmak üzere pek çok öğrenci topluluğumuz kazandığı ödüller ile adından söz ettirmektedir.

Yenilikçi Üniversite!

Teknolojik gelişmelere öncülük eden üniversitemiz, üniversitemizle aynı bölgeye konumlanmış olan TÜBİTAK, TSE ve pek çok kurum ile yakın ilişkilere sahip olup, imzaladığı protokollerle Ar-Ge altyapısını geliştirmiş, sahip olduğu imkânları artırmıştır. Bu sayede DPT, TÜBİTAK gibi büyük bütçeli projelerle insansız hava aracı, elektrikli otomobil, biyolojik saat, kanser araştırmaları, savunma teknolojileri, nanoteknoloji gibi çağın gerekliliğini yansıtan önemli konularda çalışmalarını sürdürmektedir.

Sanayinin Kalbinde Eğitim!

Gebze Teknik Üniversitesi, 3 Teknopark, 18 Organize Sanayi Bölgesi ve 35 Ar-Ge Merkezi’’nin kalbinde konumlanmış olup, Türkiye’nin önde gelen firmalarıyla yapmış olduğu üniversite-sanayi işbirliği anlaşmalarıyla, öğrencilerine daha mezun olmadan iş bulma imkânını sunmaktadır.







Gebze Teknik Üniversitesi hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak için:
⇒ http://www.gtu.edu.tr/


Gebze



Gebze, Marmara Bölgesinin doğusunda, İzmit Körfezi'nin kuzey kesiminde yer alan, zengin bir tarihi geçmişe sahip, ekonomisi, tarım, hayvancılık ve sanayiye dayalı Türkiye'nin hızla gelişen ve büyüyen bir ilçesidir.Gebze, Kocaeli'nin endüstrisinin büyük bölümünü barındıran, Marmara Denizi'nin kuzeyi ile İstanbul'un 45 kilometre doğusunda yer alan bir ilçedir. Marmara bölgesinin en büyük ikinci ilçesi olup Türkiye sanayisinin %15'ini barındırmaktadır. Gebze, Marmara Bölgesi'nde Kocaeli iline bağlı olarak Anadolu'nun İstanbul'a ve Avrupa'ya bağlantı konumunda bulunan limanlar, havalimanı, devlet demir yolları ve E-5, TEM karayolları çevresinde kurulmuştur. Yolların doğu-batı yönünde olması nedeniyle kentsel alanı ve sanayisi bu doğrultuda gelişmiş bir sanayi bölgesidir. Gebze ana ulaşım yolları üzerindeki konumu nedeni ile uzun yıllar Anadolu'dan İstanbul'a göç eden Anadolu halkının, İstanbul'dan önce uğradığı bir ayak olmuştur. İstanbul nüfusunun 10 milyonu aşması kentin sorunlarını artırmış, sanayi tesislerinin İstanbul dışında yerleşmesine gereksinim duyulmuştur. Yeni yerleşim yeri arayışlarının bir sonucu olarak, sanayi tesislerinin büyük çoğunluğu İstanbul'a en yakın konumda olan Gebze'ye akın etmiştir.Toprağın maliyetinin ucuz ve kolay bulunur oluşu Gebze'yi sanayinin cazibe merkezi haline getirmiştir. Kentin, limanlara yakınlığının yanında E-5 ve TEM karayollarının birbirine çok yakın bir alanında kurulmuş olması, havalimanlarına ve demiryollarına yakınlığı, hem Avrupa'ya yapılacak ticarette hem de Anadolu, Orta Asya ve Orta Anadolu'ya geçiş için taşıma kolaylıkları sunması, Türkiye'nin en fazla kalkınmış üç büyük kentinin ortasında ve onlara yaklaşık olarak 45 dakika uzaklıkta olması da yatırımcıların dikkatlerini bu bölge üzerinde yoğunlaştırmasının temel nedenleri arasında bulunmaktadır. Gebze, Marmara sahiline 7 km., İzmit'e 49 km., İstanbul'a 45 km. uzaklıkta bulunmaktadır. Deniz seviyesinden yüksekliği 130 metredir.Günümüzde Gebze kara, deniz ve demiryollarının birbirleriyle kesiştiği önemli kavşak noktasında bulunmaktadır. Eski Gebze şimdiki kasabanın yakınındadır. Yüzeyi kuzeydoğuda dağ ve sırtlardan, batı güneyde kıyıya yakın bölümlerinde düzlüklerden ibarettir. İlçe sınırları içinde, göl ,dağ, akarsu bulunmamakla beraber, yaklaşık 650 metre yüksekliği geçmeyen tepelerin ve sırtların varlığından söz edilebilmektedir. Bu tepelerin en yükseği Gaziler Tepesi'dir. Ancak akarsu yerine dereler ve derecikler mevcuttur. Genellikle Karadeniz ve Akdeniz bölgeleri arasında bir geçiş özelliği taşımaktadır. Yaz mevsimi sıcak ve az yağışlı, kış mevsimi oldukça serin ve daha ziyade yağışlı geçmektedir. Yıllık yağış ortalaması 550 mm. En çok yağış Aralık-Ocak aylarında, en az yağış ise Ağustos ayındadır. En sıcak ay ortalaması 24.2 derece ile Ağustos ayı, en soğuk ay ortalaması 6.5 derece ile Ocak ayıdır.Gebze'nin Körfez şeridi üzerindeki yerleşim yerlerinde, tabiatın oluşturduğu birbirinden güzel koyları ve tabii plajları ile çekici düzeydedir. Yörenin ekilebilir topraklarında tarım, meyvecilik, sebzecilik ileri bir durumdadır. Marmara kıyısında ilçe toprakları genellikle ovalıktır.Yoğun sanayi yapılanması ile dikkat çeken Gebze, her ne kadar idari olarak Kocaeli'ye bağlıysa da, İstanbul iline daha yakın olduğu için, bu ille hem ticari hem de sosyal ilişkileri gelişmiştir. Uzun yıllar il olması için mücadele edilmiş olsa da hali hazırda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi sınırları içindedir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, yıllar boyu Gebze'yi kendisine bağlamak istemiş ancak buna izin verilmemiştir.Sürekli yükselen bir nüfus grafiği çizen Gebze, 2008 yılında çıkarılan kanunla birlikte kendisine bağlı olan Çayırova, Darıca ve Dilovası'nın birer ilçe olması sonucu nüfusunun bir bölümünü bu yeni ilçelere vermiştir.

Yıl Nüfus
1973 27.000
1990 159.116
2000 253.487
2007 521.291
2008 288.569
2017 368.278
2018 371.000




Önemli Kurum ve Kuruluşlar

Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB), Gebze merkezine 7 km mesafede 10.370.000 m'lik planlanmış bir alanda, 1985 yılında Gebze ve civarında çarpık sanayileşmenin yol açtığı çevre kirliliğini önlemek, sanayiyi disipline etmek amacıyla, kredi kullanmadan, tamamen katılımcıların finansmanı ile kurulmuş ve şu an itibariyle 85 firmada yaklaşık 9100 kişi istihdamı ile faaliyet göstermektedir. GOSB'da bulunan sanayi yatırımlarının adet olarak %33'ü, yatırım tutarı olarak %65'i yabancı sermayeli, özellikle de çok uluslu büyük kuruluşlardır. Yurtiçi ve yurtdışı OSB'lere model olan GOSB da bugün itibari ile makine, kimya, otomotiv yan sanayi, optik, elektronik, sınai ve tıbbi gaz, gıda ve ambalaj ve bilişim sektöründe üretim yapan firmalar yer almaktadır.Gebze, bilimsel çalışmalar, hizmet iyileştirme ve teknik hizmet eğitimleri üzerinde de gelişme göstermekte olan kuruluşlara sahiptir. Gebze'de bulunan TSE, laboratuvar hizmetleri olarak kalibrasyon, deney, tahribatsız muayene hizmetleri, ürün ve hizmet yeri belgelendirme dallarında; TSE Uygunluk Belgesi, Kalite Uygunluk Belgesi (TSEK), İthal Malların Belgelendirilmesi, Araç Proje Hizmetleri, Karayolları Atık Taşıma Belgesi, Hizmet Yeterlilik Belgelendirmesi(HYB), Laboratuar Yeterlilik Hizmetleri, Sistem Belgelendirme, TS EN ISO 9000 Kalite Yönetim Sistemi, TS EN ISO 14000 Çevre Yönetim Sistemi, TS EN ISO 22000 HACCP Yönetim Sistemi, TS 18001 OHSAS Yönetim Sistemi dallarında belgelendirme hizmetleri sunmaktadır. 1985 yılında kurulan TÜSSİDE, kamu ve özel sektör kurum ve kuruluşlarında görev yapan yönetici ve çalışanlarına yönelik olarak; liderlik, motivasyon, etkin iletişim, takım çalışması, üretim yönetimi, stratejik yönetim, teknoloji yönetimi, insan kaynakları ve performans yönetimi, temel kalite kavramları ve kurum kültürü, iyileştirme takımları ve teknik gibi konularda hizmet vermektedir. Üniversiteler genel sıralamasında tıp fakültesi olmayan üniversiteler içerisinde Türkiye'nin en iyi 5. (2018-2019 URAP verilerine göre) üniversitesi olan Gebze Teknik Üniversitesi ilçemiz sınırları içindeki saygın tek üniversitedir. 1992'de kurulan Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nün temelleri ve tecrübe birikimleri üzerine, 22 yıllık mirasa sahip çıkarak 4 Kasım 2014 tarihindeki Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı ile kurulmuştur. Gebze Teknik Üniversitesi, ARGE ve İnovasyon hedefli altyapısı, donanımıyla, uluslararası diplomalı akademik kadrosuyla ülkemizin en önemli bilim üssü olma yolunda hızla ilerlemektedir. Gebze Teknik Üniversitesi Türkiye üniversiteler genel sıralamasında Türkiye'nin en iyi 11., tıp fakültesi olmayan üniversiteler içerisinde 5. olarak yer alan genç, dinamik ve deneyimli bir üniversitedir. TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi ise, Türkiye'nin küresel rekabet gücünün artırılmasına bilim ve teknolojiyi kullanarak katkıda bulunmaktadır. Bünyesinde, Bilişim Teknolojileri Enstitüsü, Enerji Enstitüsü, Yer ve Deniz Bilimleri Enstitüsü, Malzeme Enstitüsü ve Teknoloji Serbest Bölgesi ve Teknopark İşletmeciliğini yürüten MARTEK A.Ş. bulunmaktadır. Endüstriyel kuruluşların, savunma kuruluşlarının, üniversitelerin ve kamu kuruluşlarının hizmetindedir.

Gebze'de Bulunan Tarihi ve Turistik Yerler

Çoban Mustafa Paşa Camii ve Külliyesi
Sultan Orhan Camii
İlyas Bey Camii
Anibal'ın Mezarı
Hünkar Çayırı
Osman Hamdi Bey Yalısı
Eskihisar Kalesi
Ballıkayalar


Gebze hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak için:
⇒ http://www.gtu.edu.tr/kategori/2136/0/display.aspx?languageId=1
⇒ http://www.gebze.bel.tr/tr/icerikdetay/70/77/tarihce.aspx


Kocaeli



Kocaeli, Marmara Bölgesi'nin Çatalca-Kocaeli Bölümü'nde, 29°22′-30°21′ doğu boylamı, 40 D 31 ‘- 41°13′ kuzey enlemi arasında yer alır. Doğu ve güneydoğuda Sakarya, güneyde Bursa illeri, batıda Yalova ili, İzmit Körfezi, Marmara Denizi ve İstanbul ili, kuzeyde de Karadeniz'le çevrilidir. İl merkezi İzmit'in doğusundan geçen 30° doğu boylamı Türkiye saati için esas kabul edilir. Kocaeli ilinin yüzölçümü 3.505 km²dir. Asya ile Avrupa'yı birleştiren önemli bir yol kavşağında bulunmaktadır. Doğal bir liman olan İzmit Körfezi, işlek bir denizyoludur. İlin kuzeybatı yüzündeki İstanbul il sınırı, Gebze ile İstanbul arasında akan Kemiklidere'nin doğusundan geçer. Güneybatıda İstanbul-Kocaeli sınırı İzmit Körfezi'nin karşı kıyısında Yalova topraklarıyla son bulur. Bursa sınırını Samanlı Dağları'nın tepelerinden geçen hat oluşturur. Güneydoğuda bu sınır Maşukiye'nin hemen yanındaki Sapanca Gölü kıyısında Sakarya vilayetine dayanır. 2011 yılı itibariyle nüfusu 1.601.720'dir. İlin yıllık nüfus artış hızı ‰27'dir. Km²ye düşen nüfus miktarı 398 kişiye ulaşarak İstanbul'dan sonra ülkenin en kalabalık ili olmuştur. Yüzölçümü bakımından Türkiye'nin en küçük 7. ilidir

İklim

Körfez kıyılarıyla Karadeniz kıyısında ılıman, dağlık kesimlerde daha sert bir iklim hüküm sürer. Kocaeli ikliminin, Akdeniz iklimi ile Karadeniz iklimi arasında bir geçiş oluşturduğu söylenebilir. İl merkezinde yazlar sıcak ve az yağışlı, kışlar yağışlı, zaman zaman karlı ve soğuk geçer. Kocaeli’nin Karadeniz’e bakan kıyıları ile İzmit Körfezi’ne bakan kıyılarının iklimi arasında bazı farklılıklar göze çarpar. Yazın körfez kıyılarında bazen bunaltıcı sıcaklar yaşanırken Karadeniz kıyıları daha serindir. İl merkezinde ölçülen en yüksek hava sıcaklığı 41, 6° C (11 Ağustos 1970), en düşük hava sıcaklığı -8,7 ° C (4 Şubat 1960), yıllık ortalama sıcaklık ise 14,8°C’ dır. Karadeniz kıyısında yıllık ortalama yağış miktarı 1.000 mm’ yi aşar. Bu miktarı güneye doğru gidildikçe azalır, İzmit’te 800 mm’ nin de altına düşer ( 784, 6 mm). Samanlı Dağlan’ nın Körfez’e bakan yamaçlarında iklim Karadeniz kıyılarına benzer. Yağış miktarı da bu kesimde farklıdır. Rüzgârlar kışın kuzey ve kuzeydoğudan, yazları ise kuzeydoğudan eser.



Ekonomik Yapısı

Kocaeli ülkemizin önde gelen sanayi kentidir. Yaklaşık 1300 sanayi kuruluşu bulunmaktadır ve geneli İzmit, Körfez ve Gebze ilçelerinde faaliyet göstermektedir. Ülkemizdeki en büyük 100 sanayi kuruluşlarından 18 tanesi bu ilimizde bulunmaktadır. Tüpraş, Marshall, Milangaz, Goodyear, Honda, Hyundai Assan, Aygaz, Polisan, Pakmaya, Pirelli, Kordsa, Nuh Çimento, Mannesman Boru vb. önemli sanayi kuruluşları Kocaeli’nde bulunmaktadır. İl bölgesinde 12 adet organize sanayi bölgesi vardır.Kocaeli'de Gebze Teknik Üniversitesi ve Kocaeli Üniversitesi olmak üzere birçok üniversite bulunmakta ve bu da ekonomik yapıya katkı sağlamaktadır.

Kocaeli Nüfusu Ve Ulaşım

Kocaeli’nde 2011 yılından itibaren nüfus 1.601.720 olmuştur. Kocaeli’nin yıllık nüfus artış oranı %27 olup nüfus km başına 398 kişiye ulaşmasıyla İstanbul dan sonra en kalabalık ildir.Yüz ölçümü bakımından ise en küçük 7. İldir.Kocaeli ulaşımı sayesinde sanayisi gelişmiştir. Ortadoğu ve Avrupa’da kara yolları ve demiryolu aracılığıyla taşımacılık, limanlarda ise deniz taşımacılığı önemli bir yer tutar. Bursa ve İstanbul’a yakın olmasından dolayı Kocaeli yatırım açısından öncelikli olmuştur. Şehir merkezi İzmit’in İstanbul’a uzaklığı 85 km’dir.



Kocaeli hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak için:
⇒ https://www.kocaeli.bel.tr/tr/main/pages/tarihce/16
⇒ https://www.on5yirmi5.com/dosya/turkiyenin-illeri/41-kocaeli-hakkinda-genel-bilgi


Silüet Hakkında

Genel ve ulusal URSI konferanslarının grafik tasarımlarında, konferansın yapılacağı şehrin silüetini kullanmak adı konulmamış bir gelenek haline gelmiştir. Bu sebeple biz de Kocaeli'nin bir silüetini kullandık tasarımımızda, ve bu bölümde silüet üzerindeki yerler hakkında bilgiler vermek istedik. Aşağıdaki butonları kullanarak silüeti çevirebilir, ve ilgili yer hakkındaki bilgileri görüntüleyebilirsiniz.


Dilovası/Körfez Fabrika Bacaları



Tarihi Taşköprü, Gebze



Taşköprü, Kocaeli'ne bağlı Gebze ve Körfez ilçelerinin sınırları içerisinde bulunan 70 köyden teşkil olan bir yöredir.

İsmi

İsmini yöredeki Roma dönemine ait kemerli köprüden almaktadır. MS 50 yılında Romalılar tarafından Gök Su üstünde Kutça (Kutluca) ile Duranlı köyleri arasında yapılmış olup Geudos adı verilmiştir. Tarihi ipek yolu ile Nikomedia'ya ulaşan yolun üzerinde olan köprü daha sonra Taşköprü adıyla anılmaya başlamış ve civar köyler kendilerini Taşköprülü olarak belirtmişlerdir.
Kocaeli çevresi üzerine atfedilen giyim kuşam gelenekleri sanılanın aksine gerek Adapazarı ve çevresindeki giyim kuşama gerekse de Bursa ve çevresindeki giyim kuşama benzemeyen kendi özgü bir biçim sergilemektedir. Manav olmalarının yanında kendi deyimleriyle ziraatla uğraşmaları ve rençberlikten başka bir şey düşünmediklerinden gündelik giyimleri yaşam tarzlarını yansıtacak kadar sadedir.
Erkek ve kadın giyimi olarak iki alt başlıkta incelenen giyim kuşam kültürü yörede tüm Taşköprü havalisinde benzer özellikler taşımaktadır. Gündelik giyim çerçevesinde işlenen bildiride farklı giyim kuşamlarla kendilerinde farklı statü yaratan giyim kuşam detaylarını da ele alınacaktır.

Konumu

Divanın yerleşim tarzı tipik Manav yerleşim birimlerinde gözlemlenen bir tarzla karşımıza çıkmaktadır. Kendi başına muhtarlık olamayacak dağınık durumdaki birbirine yakın 3-5 yerleşim yeri bir araya gelerek bir köyü ve her yerleşim yeri de o köyün mahallelerini oluşturmaktadır. Ancak bu durum 1980 öncesinde muhtarlığı olmayan küçük köylerin birleşerek "divan" olarak adlandırdıkları yerleşim birimleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bugün idari yapılanmada kullanılmayan bu kavram halen yöre insanın köy tabirlerinde kullandıkları bir kavram olarak yaşamaya devam etmektedir. Karayakuplu Divanı, Tahtalı Divanı, Gerede Divanı, İshakçılar bunun en güzel örnekleridir. Ancak "Taşköprü Divanı" olarak anılan yerleşim yerinde Taşköprü adında ne bir merkez ne de bir köy yer almaktadır.
Bugün Körfez ve Derince İlçe sınırlan içinden geçerek İzmit`i İstanbul`a bağlayan ve Eski İstanbul adıyla anılan yolun kuzeyinde İstanbul il sınırına kadar olan bölgede yaşayanlar kendini Manav ve Taşköprülü olarak tanımlamaktadır.
Kıyırlı, Sevindikli, Osmanlı, Hayettinli (Hayradınlı), Kuşluköy, Kıdışlı, İshakçılar, Tahtalı, Gerede, Dümbüldek, Karakadılar, Karagöllü, Sofular gibi yaklaşık olarak gerek Körfez ilçe sınırları içinde gerekse Derince ilçe sınırları içerisinde yer alan yirmi beş kadar köy ve bunların mahalleleri hâlen Taşköprü adıyla anılmaktadır

İzmit Saat Kulesi



1900-1901 yıllarında İzmit Mutasarrıfı Musa Kazım Bey denetiminde İzmit Belediyesi tarafından yaptırılan İzmit Saat Kulesi, Mimar Vedat Tek’in eseridir. Kimi kaynaklar kulenin yapımını Bahçecik-İzmitli bir Osmanlı Ermenisi olan Mihran Azaryan olarak da vermektedir. Saat kulelerinin esas işlevi halka zamanı göstermektir. Marangozluğu yanında saatlere olan merakı ile de tanınan Sultan II. Abdülhamit, Osmanlı tahtına çıkışının 25. yıldönümünde saat kulelerinin yaygınlaşması konusunda bir çalışma başlatmış ve Mutasarrıflara (Valilere) gönderdiği bir fermanla Anadolu kentlerinde saat kuleleri yapımını teşvik etmiştir. Bu tarihe kadar Osmanlı’da lüks bir eşya olarak algılanan saat halka ulaşmıştır. Neoklasik üslupta Hereke ve Tavşancıldan getirilen traverten taşlardan yaptırılan saat kulesi 3,65x3,65 metre ölçülerinde kare planlı olup 4 bölümden oluşmaktadır. Kulenin üç yüzü, mermer motifli çeşmelerle süslenmiştir. Zemin katı oluşturan 1.bölüm diğer üç kattan daha geniş bir şekilde yapılmıştır. Saat kulesi 16.40 m yüksekliğindedir.
Kulenin kuzey cephesinde giriş kısmı bulunmaktadır. 1. katın kenarlarında mermer sütunlara, üç kenarında ise (doğu, batı, güney) çeşmelere yer verilmiştir. Basık kemerli çeşmelerin sebilleri dikkat çekicidir. Çeşme aynalığında yay içerisinde ay yıldız, ay yıldızın altında da çelenk bulunmaktadır. Çeşmelerin üst kısmındaki bordürlerde kitabe kuşakları yer almaktadır. Zamanla tahrip olan kitabe kuşaklarından sadece batıda bulunan kitabe tam olarak okunmaktadır. Burada "Belediye itdi inşâ bu kuleyle çeşmeyi Sîne-i Kameriyye 1318 (1902/03)" yazısı vardır. Kulenin 2. 3. ve 4. katları oldukça hareketli bir şekilde inşa edilmişlerdir. 2. katta köşelerde sütunlara yer verilmiş, her cepheye kaş kemerli açıklıklar konulmuştur. 2. katta dökme demir korkuluklardan bir gezinti alanı oluşturulmuştur. Son derece zarif bir yapıda olan korkuluklar döneminin üslup özelliklerini yansıtmaktadır. Kulenin 3. katında da her cephe yüzeyinde kaş kemerli pencerelere yer verilmiştir. Pencerelerin alt kısımlarında, mermer madalyonlar içerisinde II. Abdülmamid'in tuğrası bulunmaktadır. Ayrıca 3. katın köşelerinde silindirik ve elips şeklindeki düz madalyonlar vardır. Kulenin 4. katında Saat odası yer alır. Dört cephesin de 80 cm çapında saat kadranı bulunmaktadır. Saat başlarında saat sayısı kadar, her yarım saatte bir de, tek çalarak zamanı duyuracak bir mekanizmayla donatılmıştır. Saatin çanı özel bir ton vermek üzere üretilmiştir, kilise çanı tonu olarak algılanmaması için özel bir ton (ses)üretilmiştir. Ünlü Saat Ustası Mustafa Şem-i Pek tarafından yapılan bu saat aktif olarak çalışan son saatlerden biridir. Saatlerin üst kısımlarında üçer pencere kuşağı bulunmaktadır. İnce-sivri külah uygulamasının denendiği bu kulede, saçak sistemi oldukça taşkın yapılmıştır. Saçak altı çeşitli uygulamalarla hareketlendirilmiştir.

İzmit/Kocaeli’nin sembolü haline gelen saat kulesi, her katında farklı mimari uygulamaların denendiği, yine her katında farklı süsleme unsurlarının uygulandığı (oyma ve kabartma vs.), hareketli beden duvarları ve ince uzun-külah yapısıyla dikkat çekmektedir. Saat kulesinin üç tarafında bulunan sebillerin alınlığında ve kapısının üzerinde kitabeler bulunmaktadır.Bu kitabelerde: 1318 (M. 1900/1901) Belediye etti inşa bu kule ile çeşme-i Seyit Kamari'ye yazmaktadır. Orta kattaki çember şeklindeki kartuş içerisinde de Sultan II. Abdülhamit'in tuğrası bulunmaktadır.1971 yılında Seka Genel Müdürlüğü'nün katkılarıyla, 2006 yılında da Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilmiştir. 2011 yılında İzmit Belediyesi tarafından basit onarım çalışmaları yapılmıştır.2013 yılının sonunda arızalan saat 2014 yılının Aralık ayında Milli Sarayların saatçisine onarım için gönderilmiştir. Tamiri tamamlanan saat 2015 yılının Nisan ayında tekrardan çalışmaya başlamıştır.

Akçakoca Anıt Mezarı



Akçakoca Bey Kimdir?

İlk devir Osmanlı Tarihi yazarlarının eserlerinde adı geçen Akçakoca Bey’in kendisi ve ailesi hakkında bilinenler oldukça kısıtlıdır. Öz Türkçe olan “Akça” ismi kayı geleneğinin izlerini taşımaktadır. Akça’dan oluşan bu isim “oldukça, hayli beyaz” anlamındadır. “Koca” ise kocamış fiilinin kökü olup, “büyük, ihtiyar” anlamındadır.

Akçakoca Bey’in doğum tarihi 1234’tür. Yaşadığı dönemde Akçakoca-Sapanca-Kandıra bölgelerini alarak Osmanlı Beyliği’ne katmış ve tarihe “Kandıra Fatihi” olarak geçmiştir. Orhan Gazi’nin emrinde; Akçakoca, Konuralp, Saltuk Alp, Samsa Çavuş, Gazi Rahman, Köse Mihal gibi tanınmış komutanlarla birlikte gerçekleştirilen fetihler, Osmanlının kuruluş aşamasında oldukça önemliydi. Akçakoca ve çevresinin fethedilmesinde görev alan Akçakoca Bey; Ertuğrul Gazi, Osman Gazi ve Orhan Gazi’nin silah arkadaşı ve yoldaşıydı…

İzmit üzerine sefere çıkacağı sırada Kandıra’da vefat etmiştir. Vasiyeti gereği Ertuğrul Gazi gibi otağının bulunduğu tepeye gömülür. Sonradan adına ve anısına saygı nişanesi olmak üzere bu yöreye KOCAELİ denir. Anıt Mezarı Kandıra İlçesi Babadağ mevkiindedir.

Kocaeli'nin Camileri



Camiler, Kocaeli’nin silüetini oluşturan önemli yapılar arasındadır. Türkiye Cumhurbaşkanlığı Diyanet İşleri Başkanlığı’nın web sitesinde bulunan son verilere göre Kocaeli’nde toplam 1104 adet cami bulunmaktadır (https://camiler.diyanet.gov.tr/, son erişim: 19 Ağustos 2019, 16:33).

Bu camilerden; Çoban Mustafa Paşa Külliyesi, Pertev Mehmet Paşa (Yeni Cuma) Camii ve Külliyesi, Fevziye Camii, Sultan Orhan Camii, Orhan (Gazi Süleyman Paşa) Camii, Hikmetiye Camii, Baş Çınarlı Camii, Alaca Mescit Camii, Abdüsselam (İmaret) Camii, Akçakoca (Dere) Camii, Hüseyin Paşa Camii, Yumurtacı Camii, Çerkez Mehmet Efendi (Atalar) Camii ve Hacı Ayvaz Camii tarihi öneme sahip olup turistik amaçlı ziyaret edilebilmektedir.

Kocaeli’nde gezilip görülebilecek camiler ve diğer yerler için,https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/kocaeli/ gezilecek yer adresinden ayrıntılı bilgi edinilebilir.

Kartepe Dağı (Turizm Cenneti)



Kartepe, eski ismi Kel Tepe, İzmit'in güneydoğusunda, Samanlı dağları silsilesinin en yüksek noktası 1601 m. yüksekliğinde Marmara bölgesinin ikinci en yüksek dağıdır. Maşukiye beldesinden en rahat ulaşım sağlanır. Zirvesinde kurulan Kartepe Kayak Tesisleri (Green Park Otel) ile turizm yönünden de gelişmiştir

Özellikleri

Ekseni genellikle birinci zaman kayaçlarından oluşan dağ, maki ve orman örtüsüyle kaplıdır. Fındık, Meşe, Kestane çok sık bulunan ağaçlardır. Ormanlık kesimlerde geçen yüzyıllarda yerleştirilmiş göçmenlerin köylerine rastlanır. Bu kesim az nüfusludur. Buna karşılık, dağ eteklerinde zeytinlikler ve meyve bahçeleri arasında sıralanan köyler ve kasabalar vardır. Kartepe'nin güney yamaçlarından Pamukova'ya inen stabilize yol, kışın ulaşıma kapanır. Kış sporlarının yapıldığı diğer turistlik bölgelerimizden deniz manzaralarına sahip birkaç dağdan biri olması nedeniyle ayrı bir gü­zellik taşıyan Kartepe, yaz ve kış faydalanılabilecek bir özelliğe sahiptir.

Turizm

Kartepe ormanları ve Kuzu Yaylası, günübirlik ve yatılı turizme hizmet vermektedir. Ayrıca Türki­ye'nin en nefis alabalık cinsi Kartepe üzerindeki küçük göllerde mevcuttur. Günümüzde bahar ve yaz aylarında da gezilmeye elverişli olan Kartepe bu özellikleri dikkate alınarak kış sporlarının yapılabileceği bir turizm merkezi haline getirilmiş olup kayak yapmayı sevenlerin uğrak yeri haline gelmiştir. Diğer kayak merkezlerinden farklı olarak denize çok yakındır. Özellikle İstanbul’a yakınlığı cazibesini ayrıca artırmış ve Uludağ’a ciddi bir rakip haline gelmiştir.

Kocaeli Limanları



Kocaeli ili, Türkiye açısından sanayinin kalbi konumundadır. Kocaeli'de bulunan İzmit Körfezi'nde sıralanan limanlar, Türkiye'nin ihracatına ve ithalatına kapı açmaktadır. Kocaeli'de, 3 aylık dış ticaret rakamı ortalama 22 milyar 860 milyon doları bulan toplam 34 liman ve kıyı yapısı vardır. Bünyesinde petrol, demir çelik, kimya, lastik ve otomotiv sektörü başta olmak üzere LPG depolama tanklarını da barındıran Kocaeli, yerli ve yabancı yatırımcıların ulaşım açısından tercih ettiği bir kenttir. Deniz, kara ve demir yolunun yanı sıra Cengiz Topel Havalimanı'nın da bulunduğu Kocaeli, İzmit Körfezi'nde sıralanan limanlarıyla Türkiye'nin ithalat ve ihracatında önemli paya sahip durumdadır.

Kocaeli denizcilik açısından Türkiye'nin en önemli kentlerinden biridir. Metrekare anlamında Türkiye'nin en küçük 6'ncı ilidir, ancak kilometrekareye düşen insan sayısına bakıldığında Türkiye'de İstanbul'dan sonra 2'nci en büyük kent pozisyonuna geçmektedir. Kocaeli hem Karadeniz'e hem de Marmara'ya, aynı zamanda da Sapanca Gölü'ne kıyısı olan bir coğrafi konumdadır. 120 kilometrelik sahil şeridi bulunmaktadır. Kocaeli'nin sahip olduğu 34 liman, sadece Nisan ayında 2,5 milyar dolar ihracat, 3,5 milyar dolar da ithalata ev sahipliği yapmıştır.2018 yılındaki rakamlara bakıldığında Kocaeli'nin deniz ticaretine sağladığı fayda yüzde 17 civarında gerçekleşmiştir. Kocaeli 34 limanla beraber, yıl içerisinde yaklaşık 11 bin tane gemiyi kendi körfezinde ev sahibi olarak ağırlamaktadır. Bu rakam her sene artmaktadır; tonaj bakımından da bir artış mevcuttur.

Kocaeli Limanlarında Yüzde 15-20 Arasında Yük Elleçlenmektedir

Kocaeli kenti, gemilerden elleçlenen yük anlamında Türkiye'nin yüzde 15 ila 20'si arasında yüke ev sahipliği yapmaktadır. Kocaeli'de 14 adet organize sanayi bölgesi, çok sayıda teknopark ve serbest bölge bulunmaktadır. 2 milyon nüfusuyla nefes alan ve İstanbul gibi bir metropolün hemen yanı başında bulunan bir ticaret-sanayi merkezidir. Kocaeli birçok alanda da kendini geliştirmiş ve göstermiş durumdadır. Denizcilik anlamında bölgedeki üniversitelerde ilgili bölümler bulunmaktadır, ayrıca 13 tane deniz kulübüyle, kürek takımından yelken kulübüne varana kadar denizle beraber yaşayan bir şehirdir. Kocaeli sınırları içerisinde mavi bayraklı 6 adet plaj bulunmaktadır. Sanayinin kalbi Kocaeli şu anda İzmit Körfezi'nde ve Karadeniz'de turizm anlamında, su üstü ve su altı sporları dahil her türlü aktivitenin gerçekleştirildiği bir kent pozisyonundadır. Kocaeli her geçen yıl deniz ticaretini artırmayı planlayan bir kent olmakla birlikte, denizcilik alanında yaptığı atılımlarla da bu konudaki kararlılığını ispatlamaktadır.



Yukarıdaki yazı, Ergün Ayaz ile Alişan Koyuncu’nun (DHA), 4 Haziran 2019 tarihli “Sanayinin kalbi Kocaeli'nin limanları, dünyayı taşıyor” başlıklı haberinden derlenmiştir.
Haberin tamamı için: https://www.dha.com.tr/son-dakika/sanayinin-kalbi-kocaelinin-limanlari-dunyayi-tasiyor/haber-1656807

Osmangazi Köprüsü



Osmangazi Köprüsü ya da İzmit Körfez Köprüsü, Otoyol 5 kapsamında İzmit Körfezi'nin Dilovası Dil Burnu ile Altınova'nın Hersek Burnu'nu bağlayan, orta açıklığı 1.550 metre ve toplam uzunluğu ise 2682 metre olan asma köprü. Dünyanın dördüncü en uzun açıklıklı asma köprüsüdür.

Seka Park-Seka Müzesi



Seka Park İzmit Şehir Merkezinde sahile sıfır bir alanda, Türkiye’nin en büyük endüstriyel dönüşüm projelerinden biri olan eski Seka Kâğıt Fabrikası arazisindedir. Dünya’nın en büyük kent parklarından biridir.

Toplam 580 dönümlük Seka arazisi üzerinde marina iskelesi, normal iskele, kağıt müzesi, kent müzesi, oturma alanları, deniz kıyısında büfe, plaj, dinlenme sahaları, denize inen merdivenler, ışık kuleleri, balıkçı restoranları, su oyun alanları, su ışık gösterileri, denize inen kızak alanları, iskeleler, deniz gözetleme kulesi, koşu, jogging, yürüme bantları, rıhtım ışıklandırması, dinlenme parkları, kongre salonları, ağaçlık alanda oturma alanları, zemin altında otopark alanı, gösteri ve görsel sanat atölyeleri, sergi salonları, kapalı spor salonları, açık spor sahaları, festival yapımı için mekanlar, gölet, çocuklar için su oyun merkezleri gibi bir çok tesis oluşturulmuş, öte yandan, 2 adet basket, 2 adet tenis, 1 adet futbol sahasından oluşan spor kompleksi, 1 adet mini golf alanı, 3 adet mini basketbol sahası, kaykay pisti, kondisyon alanı, çocuk oyun alanları, atlı karınca, bisiklet yolu, çim amfi, uçurtma tepesi, kumsal, otopark, 6 adet suni tepe, gül bahçesi, çok amaçlı çim alanları, yürüyüş yolları, ahşap oturma grupları, kafe ve büfeler 2 kilometre uzunluğundaki yürüyüş yolu ve bisiklet yolu, 2000 araçlık otopark alanı bulunuyor.

Körfez Güneşi (İzmit Fuarı'ndaki Dönme Dolap)



İtalya'dan özel olarak sipariş edilen 45 metre yüksekliğindeki Türkiye'nin en büyük dönme dolabı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda kapılarını çocuklara açmıştır.Türkiye'nin en büyük dönme dolabı olan Körfez Güneşi'nden Kocaeli'nin birçok yeri görülebilmektedir.

Lunasan Genel Müdürü Feza Moramollu, “45 metre yüksekliğindeki dönme dolabı İtalya'dan getirdik, alımını da 1 sene önce gerçekleştirdik. Körfez Güneşi Türkiye'nin en büyük dönme dolabı. 100 ton ağırlığındaki dönme dolabı 9 tır getirdi. 4 İtalyan teknisyenin 28 günde tamamladığı Körfez Güneşi’nin kendisine ait özel bir jeneratörü bulunuyor. 34 kovası bulunan dönme dolabın kapasitesi 204 kişi. Körfez Güneşi’nin ışıklandırılmasında toplam 13 bin 500 ampul kullanıldı dedi. “23 Nisan'da hayırlısı ile açacağız” diyen Moramollu, “Fuar süresince açık olduklarını ve dönme dolabın Kocaeli’ne büyük bir yenilik getireceğini söyledi. 45 metre yükseklikten Kocaeli’nin Körfez’in güzellikleri, şehrin büyük bir kısmı hatta Sapanca Gölü’ne kadar görülebiliyor" diyerek Körfez Güneşi'ni anlatmıştır.

Kasr-ı Hümayun Saray Müzesi



İzmit'in Merkezinde saat kulesi yanındadır. Ilk kez IV. Murat Döneminde ahşap temeller üzerinde inşa edilmiştir. Ancak deprem ve yangın nedeni ile yıkıldığı, anlaşılmıştır. Günümüze ulaşan yapı sultan Abdülaziz döneminde (1861-1876) yapılan saraydır. Neo-Klasik üslupta, Avrupa barok sitilinde 2 katlı olup cephesi mermer kaplıdır. Binanın tavan süslemeleri Fransız ressam Sason'un eseridir. Mimarı karabet Amira Baylan’dır.

Mermer İşçiliği tavan süslemeleri, bol sütunlu oluşu Dolmabahçe Sarayının küçük bir örneğini hatırlatmaktadır. 1967 yılına kadar Vilayet ve Ziraat Odaları olarak hizmet veren saray binası bu yıldan sonra İzmit Müzesi olarak kullanılmış, 1992 yılında restorasyona alınan müze 17 Ağustos depremi ile ağır hasar görmüştür. 2004 yılında restorasyona başlanmış,2005 yılında tamamlanarak 16 Ocak 2007 tarihinde ziyarete açılmıştır.